Sıradaki içerik:

Koronavirüs salgınından sonrası Türkiye’yi bekleyen tehlike

e
sv

Filistin Davası, Siyonizm’in kavramları ile tanımlanmamalı!

avatar

cengiz

  • e 0

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

İsrail işgal altındaki Filistin topraklarında sistematik bir etnik temizlik yapıyor. Üstelik bu, son dört günden beri artan katliamlar ile ortaya çıkmış yeni bir husus değil. İsrail kurulduğu günden bu yana sınırları belirsiz bir şekilde, bölge ülkelerinin toprakları üzerinde kanserli bir hücre gibi metastaz yapıyor. İsrail’e karşı sahaya bir güç sürülmediği takdirde, halihazırda bu barbarlığı durdurmak mümkün değil. Bu bölgeye bir uluslararası güç göndermenin de gerçeklerden uzak olduğunu belirtelim.

Peki, bu durumda yapılacak hiçbir hal tarzı yok mu?

Elbette var. Birinci başlamamız gereken nokta Siyonizm’in argüman ve tanımlamalarından kurtulmak.

Nedir bu tanımlama?

Süreç dediğimiz mevhumun, konusu ne olursa olsun, doğru yönetilebilmesinin şartı olayları doğru anlayabilme, daha sonra anlamlandırabilme ve en nihayetinde de yönlendirme üzerine kuruludur. Doğru bir şekilde anlamadan, doğru bir şekilde anlamlandırabilmek ve yönlendirebilmek mümkün değildir.

Bugün, Filistin’in işgali konusunda genç kuşaklar internet üzerinden bilgilenmeye kalktıklarında karşılarına çıkan ana kaynakların tamamı İsrail konusunda taraf olan web sayfalarına yönlenmektedir. Dolayısıyla genç kuşaklara Siyonizm ve İsrail işgali konusunda limitli bir vizyon çizildiğinden rahatlıkla emin olabilirsiniz. Keza bu konuda kullanılan lügat de Siyonist kalemlerce ısrarla belirlenmektedir.

Dünyadaki tüm haber ajanslarında ve konvansiyonel medyada, işgal bölgelerindeki şiddete dair haberler, yapılan haberlerin sadece %4’üne tekabül etmektedir. İsrail konusunda çıkan haberlerin %96’sında şiddet temasına rastlamanız mümkün değildir.

Ya da bu konularda yapılan haberler öznesi belirsiz suçlamaları ihtiva eden haberlerdir. Özne belli olmayınca fail de belirsiz olmakta ve İsrail şiddeti başarıyla gizlenmektedir. Aynı taktiği, PKK terör örgütünün ortaya koyduğu terör eylemlerinin haberleştirilmesinde de görebilirsiniz.

Batı Şeria başta olmak üzere Filistinlilerin bütün mallarına el koyan Yahudiler Batı medyasında ‘işgalci’ olarak değil ‘Yahudi yerleşimci’ olarak anılıyor.

‘İsrail saldırganlığı’, öznesi belli olmayan ‘Filistin’deki çatışmalar’ diye servis ediliyor. Haber değeri olan tüm aktarımlar Batı’nın medya anlayışının eleğinden geçirilerek servis ediliyor. Bugün Türkiye’deki ana akım medyada dahil Batı Şeria bölgesinde ve Kudüs’te Filistinlilerin topraklarına el koyan Yahudi işgalcilere ‘yerleşimci’ denmesinin izahını yapabilecek var mıdır?

Son 3 gün içinde Batı medyasında çıkan haber başlıkları bizzat dikkatinize sunuyoruz….

İsrailli yerleşimci vs İşgalci

Evleri tahliye edilme potansiyeli olan Filistinliler vs Evlerine el koyulan Filistinliler,

Filistin Sorunu vs İsrail sorunu

Filistin çatışmaları vs İsrail işgali ve mezalimi

İsrail’in kendini savunma hakkı vs Katledilen Filistinlinin nefsi müdafaası

Liste uzar gider. Lügate ve tanımlara sahip çıkmazsak, Siyonizm’in lügat ve tanımları ile bir mücadeleyi başarıya ulaştırma şansımız yoktur.

Bu nedenle M5 olarak Türk medyasına olayları tanımlarken Batı medyasının tuzağına düşmemelerini, kullanacağımız lisan ve lugatin başarılı bir mücadelenin en temel parametresini oluşturduğunu hatırlatıyor ve çağrıda bulunuyoruz.

Yerleşimci yerine İşgalci,

Filistin Sorunu yerine İsrail Terörü/Saldırganlığı,

Filistin Çatışmaları değil İsrail Barbarlığı gibi olayları hakkaniyet perspektifinden okuyacak lisanı kullanmada daha özenli olalım.

Kaynak : HABER7

  • Site İçi Yorumlar

En az 10 karakter gerekli